A. KADİR
Gece İçinde, Ezginin Günlüğü - Gece İçinde
Gelen Benim, Ezginin Günlüğü - Gelen Benim
Koru Kendini, Ahmet Kaya - Koru Kendini
Mahpusane Düşünceleri, Ezginin Günlüğü - Mahpusane Düşünceleri
Mutlu Olmak Varken, Ezginin Günlüğü - Mutlu Olmak Varken
Sabah Türküsü, Ezginin Günlüğü - Sabah Türküsü
Ve Çocuklar, Ezginin Günlüğü - Ve Çocuklar
Afşar TİMUÇİN
Akşam Şarkıları, Ezginin Günlüğü - Akşam Şarkıları
Ayrılıkta Söylenmiş Bir Yaz Türküsü, Ezginin Günlüğü - Ayrılıkta Söylenmiş Bir Yaz Türküsü
Bir Masalda Türkü, Ezginin Günlüğü - Bir Masalda Türkü
Çocuğun Kurguları, Ezginin Günlüğü - Çocuğun Kurguları
Ahmed ARİF
Ay Karanlık, Ahmet Kaya - Maviye Çalar Gözlerin
Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmet Kaya - Hasretinden Prangalar Eskittim
Kara, Grup Ekin - De Be Aslan Karam
Otuzüç Kurşun, Grup Baran - Otuzüç Kurşun
Otuzüç Kurşun, Zülfü Livaneli - Kirvem
Suskun, Fikret Kızılok - İki Parça Can
Suskun, Ahmet Kaya - Ağlama Bebeğim
Unutamadığım, Grup Baran - Unutamadığım
Uy Havar!, Ahmet Kaya - Oy Havar
Vay Kurban, Grup Baran - Seni Sevmek Felsefedir
Ahmet Muhip DRANAS
Fahriye Abla, Özdemir Erdoğan - Fahriye Abla
Ahmet TELLİ
Konuğum Ol, Yeni Türkü - Konuğum Ol
Aleksandr Sergeyeviç PUŞKİN
Bilinmeyen Ülke, Ezginin Günlüğü - Bilinmeyen Ülke
Arkadaş Zekai ÖZGER
Aşkla Sana, Ahmet Kaya - Alnında Dağ Ateşi
Ataol BEHRAMOĞLU
Bu Dert Beni Adam Eder, Ahmet Kaya - Bu Dert Beni Adam Eder
Sen Giderken, Ezginin Günlüğü - Sen Giderken
Attila İLHAN
Acı Ninni, Ahmet Kaya - Acı Ninni
Ah!, Ahmet Kaya - Ah!
An Gelir, Ahmet Kaya - An Gelir
Böyle Bir Sevmek, Ahmet Kaya - Böyle Bir Sevmek
Cinayet Saati, Ahmet Kaya - Cinayet Saati
Grev(Dilekçe), Ahmet Kaya - Grev (Dilekçe)
Haçan Ölesim Gelir, Ahmet Kaya - Haçan Ölesim Gelir
Hiçbir Şeyimsin, Ahmet Kaya - Hiçbir Şeyimsin
Jilet Yiyen Kız, Ahmet Kaya - Hiçbir Şeyimsin
Lili Marlen Türküsü, Ahmet Kaya - Lili Marlen Türküsü
Mahur, Ahmet Kaya - Mahur
Rinna Rinna Nay, Ahmet Kaya - Rinna Rinna Nay
Sen İnsansın, Ahmet Kaya - Sen İnsansın
Sultan-ı Yegâh - Nur Yoldaş - Sultan-ı Yegâh
Tut ki Gecedir, Ahmet Kaya - Tut ki Gecedir
Yangın Gecesi, Ahmet Kaya - Başım Belada
Barış PİRHASAN
Yağmurun Elleri, Yeni Türkü - Yağmurun Elleri
Bedri Rahmi EYUBOĞLU
Karadut, Fatih Kısaparmak - Karadut
Zindanı Taştan Oyarlar, Zülfü Livaneli - Yiğidim Aslanım
Behçet AYSAN
Bir Eflatun Ölüm, Ezginin Günlüğü - Bir Eflatun Ölüm
Karasevda, Ezginin Günlüğü - Karasevda
Kuşlar da Gitti, Ezginin Günlüğü - Kuşlar da Gitti
Sesler ve Küller, Ezginin Günlüğü - Sesler ve Küller
Behçet Kemal ÇAĞLAR
İstiyorum, Atilla Atasoy - Bir Sevgi İstiyorum
Kalamış, Münir Nurettin Selçuk - Kalamış
Bekir Sıtkı ERDOĞAN
Kışlada Bahar, Gültekin Çeki - Kışlada Bahar
Bülent ECEVİT
Taka, Doğan Canku - Takalar
Cahit KÜLEBİ
Hikâye, Doğan CANKU - Öp Biraz
Sıvas Yollarında, Yaşar Kurt - Kamyonlar Kavun Taşır
Cahit Sıtkı TARANCI
Gün Eksilmesin Penceremden, Münir Nurettin Selçuk - Ne Doğan Güne Hükmüm Geçer
Can YÜCEL
Dargın mıyız - Ezginin Günlüğü - Dargın mıyız
Değişik, Yapraktı, Yeni Türkü - Başka Türlü Birşey
Sevgi Duvarı, Ahmet Kaya - Sevgi Duvarı
Yapraktı, Yeni Türkü - Başka Türlü Birşey
Constantino KAVAFİS
Kent, Ezginin Günlüğü - Şehir
Enis Behiç KORYÜREK
Hatıra, Erol Sayan - Geçsin Günler Haftalar
Enver GÖKÇE
Başlangıç, Ahmet Kaya - Yusuf Yusuf
Fakültenin Önü, Grup Baran - Fakültenin Önü
Görüş Günü, Ezginin Günlüğü - Görüş Günü
Hastir Lan!, Ahmet Kaya - Gayri Gider Oldum
Turan Emeksiz, Ahmet Kaya - Katlime Ferman
Meri Kekligim, Ahmet Kaya - Kore Dağları
Faruk Nafiz ÇAMLIBEL
Bahçemde Açılmaz Seni Görmezse Çiçekler, Münir Nurettin Selçuk - Bahçemde Açılmaz Seni Görmezse Çiçekler
Federico Garcia LORCA
Şaşırtı, Ezginin Günlüğü - Şaşırtı
Halim Şefik GÜZELSON
Balık Ağzı, Ahmet Kaya - Kılıç Balığının Öyküsü
Hasan Hüseyin KORKMAZGİL
Amenna, Ahmet Kaya - Amenna
Acılara Tutunmak, Ahmet Kaya - Acılara Tutunmak
Berivan, Grup Yorum
Güzel Günler, Ahmet Kaya - Güzel Günler
Halay Havası, Ahmet Kaya - Halay Havası
Haramiler, Ahmet Kaya - Haramiler
Kadınlar, Ahmet Kaya - Kadınlar
Kerbelâ Uzak Değil - Grup Yorum - Munzur Dağı
Haziranda Ölmek Zor, Grup Yorum - Haziranda Ölmek Zor
Şiddet, Ahmet Kaya - Şiddet
Ortadoğu, Ahmet Kaya - Ortadoğu
Temmuz, Grup Baran - Temmuz
Gülten AKIN
Büyü, Grup Yorum - Büyü
Kemal BURKAY
Gülümse, Sezen Aksu - Gülümse
Sonbahardan Çizgiler (Tutsaklar), Yeni Türkü - Sonbahardan Çizgiler (Mamak Türküsü)
Kemal ÖZER
Zonguldak, Grup Yorum - Madenciden
Kemalettin KAMU
Gurbet, Yıldırım Gürses - Gurbet O Kadar Acı ki
Konstantin SİMONOV
Bekle Beni, Ezginin Günlüğü - Bekle Beni
Mehmet Akif ERSOY
Cenk Marşı, Ahmet Kaya - Uğurlar Ola
İstiklal Marşı - Osman Zeki ÜNGÖR
Melih Cevdet ANDAY
Anı, Zülfü Livaneli - Bir Çift Güvercin Havalansa
Murathan MUNGAN
Aşk Yeniden, Yeni Türkü - Aşk Yeniden
Çember, Yeni Türkü - Çember
Fırtına, Yeni Türkü - Fırtına
Göç Yolları, Yeni Türkü - Göç Yolları
Maskeli Balo, Yeni Türkü - Maskeli Balo
Olmasa Mektubun, Yeni Türkü - Olmasa Mektubun
Telli Telli - Yeni Türkü - Telli Telli
İstesen Hiç Başlamasın, Yeni Türkü - İstesen Hiç Başlamasın
Nâzım HİKMET
Asker Kaçakları, Grup Yorum - Asker Kaçakları
Ceviz Ağacı, Cem Karaca - Ceviz Ağacı
Güneşi İçenlerin Türküsü, Grup Baran - Güneşi İçenlerin Türküsü
Japon Balıkçısı, Ezginin Günlüğü - Ölüdeniz
Karlı Kayın Ormanında, Zülfü Livaneli - Karlı Kayın Ormanında
Kız Çocuğu, Zülfü Livaneli - Hiroşima
Seni Düşünmek Güzel Şey, Ezginin Günlüğü - Seni Düşünmek Güzel Şey
Salkımsöğüt, Grup Baran - Salkımsöğüt
Şeyh Bedrettin Destanı, Ahmet Kaya - Şeyh Bedrettin
Vapur, Zülfü Livaneli, Bir Vapur Geçer
Veda, Grup Yorum - Veda
Nevzat ÇELİK
Neyleyim, Ahmet Kaya - Neyleyim
Sıcak Saklayın Gecelerimi, Grup Yorum
Sıcak Saklayın Gecelerimi, Ahmet Kaya - Geleceğim
Şafak Türküsü, Ahmet Kaya - Şafak Türküsü
Tutuşur Dizelerim, Ahmet Kaya - Tutuşur Dizelerim
Zeytin Karası, Ahmet Kaya - Zeytin Karası
Nihat BEHRAM
Denizin Ardı Özgürlük, Ahmet Kaya - Denizin Ardı Özgürlük
Doruklara Sevdalandım, Ahmet Kaya - Doruklara Sevdalandım
Oktay RİFAT
Ağıt, Ezginin Günlüğü - Ağıt
Yaprak, Ezginin Günlüğü - Yaprak
Orhan Veli KANIK
Ayrılış, Ezginin Günlüğü - Ayrılış
Dalgacı Mahmut, Yeni Türkü - Dalgacı Mahmut
Gün Olur, Zülfü Livaneli - Gün Olur
Hürriyete Doğru, Ezginin Günlüğü - Hürriyete Doğru
İstanbul'u Dinliyorum, Zülfü Livaneli, İstanbul'u Dinliyorum
Kumru, Ezginin Günlüğü - Kumru
Macera, Ahmet Kaya - Macera
Ömer HAYYAM
Yaş Yetmiş, Ezginin Günlüğü - Yaş Yetmiş
Paul ELUARD
Hürriyet, Zülfü Livaneli, Özgürlük
Paul VALERY
Cin, Ezginin Günlüğü - Cin
Refik DURBAŞ
Çırak Aranıyor, Zülfü Livaneli - Sevda Ne Yana Düşer Usta
Hücremde Ayışığı, Grup Baran - Rüzgar
Sabahattin ALİ
Dağlar, Sezen Aksu - Dağlardır Dağlar
Hapishane Şarkısı - 3, Ahmet Kaya - Geçmiyor Günler
Hapishane Şarkısı - 5, Edip Akbayram - Aldırma Gönül
Kara Yazı, Ahmet Kaya - Kara Yazı
Kız Kaçıran, Ahmet Kaya - Kızkaçıran
Leylim Ley, Zülfü Livaneli - Leylim Ley
Sait Faik ABASIYANIK
Şimdi Sevişme Vakti, Ezginin Günlüğü - Şimdi Sevişme Vakti
Şeyh GALİP
Su Uyur, Ezginin Günlüğü - Su Uyur
Şükran KURDAKUL
Al Beni Sevecenliğine, Ezginin Günlüğü - Al Beni Sevecenliğine
Nöbetçi, Ezginin Günlüğü - Nöbetçi
Turgay FİŞEKÇİ
Yıldızlar, Yeni Türkü - Yıldızlar
Yitik Bahar, Yeni Türkü - Yitik Bahar
Tuğrul Asi BALKAR
Felluce: Mahşer Menzili, Grup Yorum - Felluce
Ülkü TAMER
Ağıt, Grup Yorum - Düşenlere
Gül Dikeni, Ahmet Kaya - Gül Dikeni
Üşür Ölüm Bile, Ahmet Kaya - Üşür Ölüm Bile
Ümit Yaşar OĞUZCAN
Ayrılanlar İçin, Timur Selçuk - Ayrılanlar İçin
Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın, Münir Nurettin Selçuk - Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın
Beyaz Güvercin, Timur Selçuk - Beyaz Güvercin
Bir Gece Ansızın Gelebilirim, Rüştü Şardağ - Bir Gece Ansızın Gelebilirim
Birgün, Rüştü Şardağ - Birgün
Dost Bildiklerim, Muzaffer Özpınar - Dost Bildiklerim
Vedat TÜRKALİ
İstanbul, Grup Baran - Bekle Bizi İstanbul
William SHAKESPEARE
Unut Gitsin, Ezginin Günlüğü - Unut Gitsin
66. Sone, Ezginin Günlüğü - Vazgeçtim
Yahya Kemal BEYATLI
Bir Başka Tepeden, Münir Nurettin Selçuk - Bir Başka Tepeden
Endülüs'te Raks, Münir Nurettin Selçuk - Endülüs'te Raks
Kandilli Yüzerken Uykularda, Münir Nurettin Selçuk - Kandilli Yüzerken Uykularda
Rindlerin Akşamı, Münir Nurettin Selçuk - Rindlerin Akşamı
Yılmaz ODABAŞI
Diyarbakır Hasreti, Ahmet Kaya - Diyarbakır Hasreti
Yakarım Geceleri, Ahmet Kaya - Yakarım Geceleri
Yusuf HAYALOĞLU
Adı Yılmaz, Ahmet Kaya - Adı Yılmaz
Ayrılığın Hediyesi, Ahmet Kaya - Ayrılığın Hediyesi
Başım Belada, Ahmet Kaya - Başım Belada
Başkaldırııyorum, Ahmet Kaya - Başkaldırıyorum
Beni Vur, Ahmet Kaya - Beni Vur
Bir Acayip Adam, Ahmet Kaya - Bir Acayip Adam
Bir Anka Kuşu, Ahmet Kaya - Bir Anka Kuşu
Bir Veda Havası, Ahmet Kaya - Bir Veda Havası
Birazdan Kudurur Deniz, Ahmet Kaya - Birazdan Kudurur Deniz
Biz Üç Kişiydik, Ahmet Kaya - Biz Üç Kişiydik
Bize Kalan, Ahmet Kaya - Bize Kalan
Bu Yalnızlık Benim, Ahmet Kaya - Bu Yalnızlık Benim
Dağlarda Kar Olsaydım, Ahmet Kaya - Dağlarda Kar Olsaydım
Demedim mi Haydar, Ahmet Kaya - Demedim mi Haydar
Dokunma Yanarsın, Ahmet Kaya - Dokunma Yanarsın
Diyarbakır Türküsü, Ahmet Kaya - Diyarbakır Türküsü
Entel Maganda, Ahmet Kaya - Entel Maganda
Fosso Nejdat, Ahmet Kaya - Fosso Nejdat
Giderim, Ahmet Kaya - Giderim
Hani Benim Gençliğim, Ahmet Kaya - Hani Benim Gençliğim
İçerden Çıkan Adam, Ahmet Kaya - İçerden Çıkan Adam
İyimser Bir Gül, Ahmet Kaya - İyimser Bir Gül
Kaçak ve Anne, Ahmet Kaya - Kaçak ve Anne
Kaçakçı Kurban, Ahmet Kaya - Kaçakçı Kurban
Kalan Kalır, Ahmet Kaya - Kalan Kalır
Kardelenler Açınca, Ahmet Kaya - Kardelenler Açınca
Kod Adı: Bahtiyar, Ahmet Kaya - Kod Adı: Bahtiyar
Nereden Bileceksiniz, Ahmet Kaya - Nereden Bileceksiniz
O Vahşi At, Ahmet Kaya - O Vahşi At
Sen Yanma Diye, Ahmet Kaya - Sen Yanma Diye
Tezgahtar Nebahat, Ahmet Kaya - Tezgahtar Nebahat
Yetiş Nerdesin, Ahmet Kaya - Yetiş Nerdesin
Yüreğim Kanıyor, Ahmet Kaya - Yüreğim Kanıyor
Destek Olmak İçin Reklamlara Tıklayınız...
1 Aralık 2009 Salı
Bestelenen Siirler
0
yorum
12:56
Gönderen
Siir Tahlilleri
Etiketler: Bestelenen Şiirler, besteli şiirler, bestesi yapılan şiirler hangileri, güftesi yapılan şiirler
Etiketler: Bestelenen Şiirler, besteli şiirler, bestesi yapılan şiirler hangileri, güftesi yapılan şiirler
Halk Edebiyati Nazim Bicimleri
0
yorum
12:38
Gönderen
Siir Tahlilleri
Etiketler: Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri, halk edebiyatı nazım türleri, halk şiiri çeşitleri, halk şiiri türleri
Etiketler: Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri, halk edebiyatı nazım türleri, halk şiiri çeşitleri, halk şiiri türleri
NAZIM BİÇİMLERİ
Bir eserin dış yapısına biçim denir. Eskiden buna şekil adı verilirdi. Edebiyatta biçim iki anlamda kullanılır:
a. Geniş anlamıyla: Bir eserin uzunluğu ve kısalığı, kuruluş özelliği (bölümlenişi, bölümlerin düzenlenişi, vb.), dili, üslûbu; nazımda ayrıca ölçeği, ayağı, bunların kullanılıp kuilanılmayışı, dizelerin kümelenişi, ayakların örülüsü.
b. Dar anlamıyla: Nazım'da dizelerin kümelenişi, ayakların (uyakların) örülüşü (ayak düzeni). Geniş anlamlı biçim anlayışından ayırmak için, buna, nazım biçimi (nazım şekli) denir.
Bir nazım satırına dize denir. (eskiden buna mısra denirdi). Hiçbir manzumeye bağlanmayan bağımsız bir dize, en küçük nazım biçimidir. Divan edebiyatında, bu yoldaki dizelere azade (bağımsız) adı verilirdi. Manzumeler, dizelerin birleşmesinden meydana gelir; o bakımdan, dize, bir manzumenin en küçük parçasıdır.
Bir manzumede dizeler, birer düşünce çevresinde kümelenirler. Belli sayıdaki dizelerin meydana getirdikleri bu kümelere bent adı verilir. Bentler, iki, üç, dört, beş, altı... vb. dizelik kümeler halinde olabilir. İki dizelik bende beyit denir (alt alta yazılan iki dizenin beyit sayılabilmesi için, bunların anlamca birbirlerine bağlı olmaları gereklidir); öteki kümelere de, dize sayısına göre, üçlük, dörtlük, beşlik, altılık... vb. adlar verilir. Manzumeler, bu yoldaki bentlerin birleşmelerinden meydana gelir.
Dizelerin kümelemenden ve ayakların sıralanış düzeninden (ayak örgüsünden) nazım biçimi doğar.
Nazım biçimlerinde, ölçü olarak kullanılan parçaya nazım birimi denir. Yeni edebiyatta nazım birimi dizedir. Divan edebiyatında beyit, halk edebiyatında dörtlüktür; yani, bugünkü nazımlar dize dize, Divan nazmı beyit beyit, Halk nazmı da dörtlük dörtlük işlenir.
Nazım biçimleri, kuramsal yazılarda şemalarla gösterilir, iki türlü şema kullanılmaktadır:
a. Nazmın biçimini çizgiler ve harflerle gösteren şema: Bu yoldaki şemalarda her dize bir çizgi ile gösterilir; dize kümelerinin arasındaki boşlukları belirtmek için de, çizgi kümelen arasında boşluk bırakılır; ayaklar (uyak), çizgilerin sonunda birer harfle belirtilir; aynı cins ayaklar (uyaklar) için aynı harfler kullanılır; ayaksız(uyaksız) dizeler " x " harfi ile belirtilir:
a-------------a
b-------------a
a ------------x
b-------------a
c-------------x
c-------------a
c-------------x
b-------------a
b. Nazmın biçimini yalnız harflerle gösteren şema: Bu yoldaki şemalarda çizgiler kullanılmaz; ayaklan gösteren harfler yan yana yazılır; bu şemada, harfler hem dizeleri, hem de ayaklan gösteriyor demektir. Dize kümelerinin arasındaki boşluklan belirtmek için de, harf kümeleri arasında bir boşluk bırakılır.
Yukarıda çizgi şeması ile gösterilen nazım biçimlerini harf şeması ile şöyle gösterebiliriz: abab cccb aaxa xaxa
Şeması çıkarılacak nazmın içinde eğer hiç değişmeden tekrarlanan dizeler varsa, onlar, her iki şemada da büyük harf ile gösterilir:
-------------a
-------------B
-------------a
-------------B
-------------c
-------------c
-------------c
-------------B
ya da: aBaB cccB
Türk edebiyatının üç büyük döneme ayrıldığını biliyoruz:
1. İslâmlıktan önceki Türk edebiyatı;
2. İslâm uygarlığı çevresindeki Türk edebiyatı
3. Batı uygarlığı çevresindeki Türk edebiyatı,
Türk edebiyatında kullanılan nazım biçimleri de, edebiyatımızın bu dönemleriyle koşuttur:
1. Halk edebiyatı nazım biçimleri (İslâmlık öncesi ve İslâmlık sonrası halk edebiyatını kapsar);
2. Divan edebiyatı nazım biçimleri;
3. Yeni yazım biçimleri.
Türk edebiyatında nazım biçiminin önemli bir yeri olmuştur. Gerek Divan, gerek Halk edebiyatının başlıca verimleri hep nazımla yazılmış ya da söylenmiştir. Yüzyıllarca süren her iki edebiyatta da, belli nazım biçimlerine titizlikle bağlı kalınmış; en küçük bir değişiklik yapılmamış, yapılması da düşünülmemiştir. İşte bundan dolayı, nazım biçiminde yapılan ufak bir değişiklik, edebiyatımızda büyük bir yenilik sayılmıştır. O kadar ki, Tanzimat'la başlayan yeni edebiyatın (1859'dan bu yana) kendi içindeki dönemleri dahi hep biçim değişikliğiyle bağlantılıdır. O bakımdan, yukarıda da söylediğimiz üzere, nazım biçiminin Türk edebiyatında önemli, aynı zamanda özel bir yeri vardır:
Tanzimat edebiyatının ikinci döneminde yetişen ozanlar (özellikle Abdülhak Hamit) Divan edebiyatı nazım biçimlerini bırakıp Batı edebiyatında gördükleri yeni biçimleri kullanmağa başlayınca, Batı sanatına yabancı olmayan kimseler (Muallim Naci, vb.) dahi tedirgin olmuş; büyük tartışmalara yol açmıştı. Edebiyat-ı Cedide (1896-1901) ozanları daha da ileriye gidip Fransız edebiyatında gördükleri nazım biçimlerini (sone, özgür müstezat, üç dizeli bent, vb.) ve yeni anlatım yöntemlerini aktarınca, tepki daha da büyük olmuş; Tanzimat edebiyatının önde gelen bazı sanatçıları bile buna katlanamamıştı (yüzde yüz Batı'ya bağlı romancı Ahmet Mithat Efendi, "dekadan" tartışmasını başlatmıştı). İkinci Meşrutiyet döneminde (1908-1922) başlayan "Millî Edebiyat" hareketinin sade dil, hece ölçeği ve halk edebiyatı nazım biçimleri kullanma girişimi, bu sefer de Edebiyat-ı Cedide sanatçılarının sert tepkisiyle karşılaşmıştı. Cumhuriyet döneminde yerli ve Batılı bütün klasik nazım biçimlerini bir yana iten "özgür nazım" da (1928), yine bir biçim değişikliğidir.
Edebiyatımıza yeni giren her biçim, kendi içeriğini de birlikte getirmiş; böylece, biçimle başlayan her yenilik, içerikle bütünleşerek, kimi zaman bir sanat reformu (Millî Edebiyat hareketi), kimi zaman da bir sanat devrimi (Tanzimat edebiyatı, özgür nazım) niteliği kazanmıştır.
Bir eserin dış yapısına biçim denir. Eskiden buna şekil adı verilirdi. Edebiyatta biçim iki anlamda kullanılır:
a. Geniş anlamıyla: Bir eserin uzunluğu ve kısalığı, kuruluş özelliği (bölümlenişi, bölümlerin düzenlenişi, vb.), dili, üslûbu; nazımda ayrıca ölçeği, ayağı, bunların kullanılıp kuilanılmayışı, dizelerin kümelenişi, ayakların örülüsü.
b. Dar anlamıyla: Nazım'da dizelerin kümelenişi, ayakların (uyakların) örülüşü (ayak düzeni). Geniş anlamlı biçim anlayışından ayırmak için, buna, nazım biçimi (nazım şekli) denir.
Bir nazım satırına dize denir. (eskiden buna mısra denirdi). Hiçbir manzumeye bağlanmayan bağımsız bir dize, en küçük nazım biçimidir. Divan edebiyatında, bu yoldaki dizelere azade (bağımsız) adı verilirdi. Manzumeler, dizelerin birleşmesinden meydana gelir; o bakımdan, dize, bir manzumenin en küçük parçasıdır.
Bir manzumede dizeler, birer düşünce çevresinde kümelenirler. Belli sayıdaki dizelerin meydana getirdikleri bu kümelere bent adı verilir. Bentler, iki, üç, dört, beş, altı... vb. dizelik kümeler halinde olabilir. İki dizelik bende beyit denir (alt alta yazılan iki dizenin beyit sayılabilmesi için, bunların anlamca birbirlerine bağlı olmaları gereklidir); öteki kümelere de, dize sayısına göre, üçlük, dörtlük, beşlik, altılık... vb. adlar verilir. Manzumeler, bu yoldaki bentlerin birleşmelerinden meydana gelir.
Dizelerin kümelemenden ve ayakların sıralanış düzeninden (ayak örgüsünden) nazım biçimi doğar.
Nazım biçimlerinde, ölçü olarak kullanılan parçaya nazım birimi denir. Yeni edebiyatta nazım birimi dizedir. Divan edebiyatında beyit, halk edebiyatında dörtlüktür; yani, bugünkü nazımlar dize dize, Divan nazmı beyit beyit, Halk nazmı da dörtlük dörtlük işlenir.
Nazım biçimleri, kuramsal yazılarda şemalarla gösterilir, iki türlü şema kullanılmaktadır:
a. Nazmın biçimini çizgiler ve harflerle gösteren şema: Bu yoldaki şemalarda her dize bir çizgi ile gösterilir; dize kümelerinin arasındaki boşlukları belirtmek için de, çizgi kümelen arasında boşluk bırakılır; ayaklar (uyak), çizgilerin sonunda birer harfle belirtilir; aynı cins ayaklar (uyaklar) için aynı harfler kullanılır; ayaksız(uyaksız) dizeler " x " harfi ile belirtilir:
a-------------a
b-------------a
a ------------x
b-------------a
c-------------x
c-------------a
c-------------x
b-------------a
b. Nazmın biçimini yalnız harflerle gösteren şema: Bu yoldaki şemalarda çizgiler kullanılmaz; ayaklan gösteren harfler yan yana yazılır; bu şemada, harfler hem dizeleri, hem de ayaklan gösteriyor demektir. Dize kümelerinin arasındaki boşluklan belirtmek için de, harf kümeleri arasında bir boşluk bırakılır.
Yukarıda çizgi şeması ile gösterilen nazım biçimlerini harf şeması ile şöyle gösterebiliriz: abab cccb aaxa xaxa
Şeması çıkarılacak nazmın içinde eğer hiç değişmeden tekrarlanan dizeler varsa, onlar, her iki şemada da büyük harf ile gösterilir:
-------------a
-------------B
-------------a
-------------B
-------------c
-------------c
-------------c
-------------B
ya da: aBaB cccB
Türk edebiyatının üç büyük döneme ayrıldığını biliyoruz:
1. İslâmlıktan önceki Türk edebiyatı;
2. İslâm uygarlığı çevresindeki Türk edebiyatı
3. Batı uygarlığı çevresindeki Türk edebiyatı,
Türk edebiyatında kullanılan nazım biçimleri de, edebiyatımızın bu dönemleriyle koşuttur:
1. Halk edebiyatı nazım biçimleri (İslâmlık öncesi ve İslâmlık sonrası halk edebiyatını kapsar);
2. Divan edebiyatı nazım biçimleri;
3. Yeni yazım biçimleri.
Türk edebiyatında nazım biçiminin önemli bir yeri olmuştur. Gerek Divan, gerek Halk edebiyatının başlıca verimleri hep nazımla yazılmış ya da söylenmiştir. Yüzyıllarca süren her iki edebiyatta da, belli nazım biçimlerine titizlikle bağlı kalınmış; en küçük bir değişiklik yapılmamış, yapılması da düşünülmemiştir. İşte bundan dolayı, nazım biçiminde yapılan ufak bir değişiklik, edebiyatımızda büyük bir yenilik sayılmıştır. O kadar ki, Tanzimat'la başlayan yeni edebiyatın (1859'dan bu yana) kendi içindeki dönemleri dahi hep biçim değişikliğiyle bağlantılıdır. O bakımdan, yukarıda da söylediğimiz üzere, nazım biçiminin Türk edebiyatında önemli, aynı zamanda özel bir yeri vardır:
Tanzimat edebiyatının ikinci döneminde yetişen ozanlar (özellikle Abdülhak Hamit) Divan edebiyatı nazım biçimlerini bırakıp Batı edebiyatında gördükleri yeni biçimleri kullanmağa başlayınca, Batı sanatına yabancı olmayan kimseler (Muallim Naci, vb.) dahi tedirgin olmuş; büyük tartışmalara yol açmıştı. Edebiyat-ı Cedide (1896-1901) ozanları daha da ileriye gidip Fransız edebiyatında gördükleri nazım biçimlerini (sone, özgür müstezat, üç dizeli bent, vb.) ve yeni anlatım yöntemlerini aktarınca, tepki daha da büyük olmuş; Tanzimat edebiyatının önde gelen bazı sanatçıları bile buna katlanamamıştı (yüzde yüz Batı'ya bağlı romancı Ahmet Mithat Efendi, "dekadan" tartışmasını başlatmıştı). İkinci Meşrutiyet döneminde (1908-1922) başlayan "Millî Edebiyat" hareketinin sade dil, hece ölçeği ve halk edebiyatı nazım biçimleri kullanma girişimi, bu sefer de Edebiyat-ı Cedide sanatçılarının sert tepkisiyle karşılaşmıştı. Cumhuriyet döneminde yerli ve Batılı bütün klasik nazım biçimlerini bir yana iten "özgür nazım" da (1928), yine bir biçim değişikliğidir.
Edebiyatımıza yeni giren her biçim, kendi içeriğini de birlikte getirmiş; böylece, biçimle başlayan her yenilik, içerikle bütünleşerek, kimi zaman bir sanat reformu (Millî Edebiyat hareketi), kimi zaman da bir sanat devrimi (Tanzimat edebiyatı, özgür nazım) niteliği kazanmıştır.
Edebi Sanatlar - Soz Sanatlari
0
yorum
12:35
Gönderen
Siir Tahlilleri
Etiketler: Edebi Sanatlar, edebi sanatlar konu anlatımı, edebi sanatlar örnekler, söz sanatları konu anlatımı, söz sanatları ve örnekler
Etiketler: Edebi Sanatlar, edebi sanatlar konu anlatımı, edebi sanatlar örnekler, söz sanatları konu anlatımı, söz sanatları ve örnekler
A) Mecaza Dayalı Söz Sanatları
Mecaz (Değişmece),Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması,Düz Değişmece)
Teşbih (Benzetme),İstiare (Eğretileme / Deyim Aktarmaları),
Teşhis (Kişileştirme),İntak (Konuşturma),Kinaye (Değinmece),
Tariz (Dokundurma,İğneleme)
B) Anlama Dayalı Söz Sanatları
Hüsn-i Talil (Güzel neden bulma),Tecâhül-i Ârif (Bilip de bilmezlikten gelme ),
Tenasüp (Uygunluk), Leff ü Neşr, Mübalağa (Abartma),
Tezat (Karşıtlık),Tekrir (Yineleme),Telmih (Hatırlatma),Tevriye,
İstifham (Soru sorma),İrsâl-i Mesel, Rücû, Terdîd, İktibas,Îham.
MECAZ (DEĞİŞMECE)
Bir sözcüğün gerçek anlamlarından (temel ve yan anlamlarından) sıyrılarak,başka bir sözcüğün yerinde kullanılmasıdır. Sözcükler cümle içerisinde ya da en azından başka sözcüklerle öbekleşerek mecazlı anlam kazanır.Deyimler,mecazlı öbeklerin en tipik örnekleridir. Atasözlerinde de mecaz bolca kullanılır.
Sözcüğe mecazlı anlam yüklenmesinde iki ana yöntem vardır:
a) Benzetmelerden yararlanılarak gerçekleştirilen anlam aktarmamaları ;
bir başka deyişle "benzetme ilgisine dayalı" mecazlar (Benzetme, eğretileme,kişileştirme,kinaye,tariz,abartma)
b) Benzetme dışı ilgilerle gerçekleştirilen mecazlar (Mecaz-ı mürsel, ad aktarması) Her iki durumda da sözcüğün gerçek anlamından (temel ve yan) uzaklaşıp başka bir sözcüğün yerini alması,değişim söz konusudur.
* " Günler akıp gidiyor."
Akmak sözcüğü mecazlıdır. Günler,akıcı bir maddeye,mesela bir suya benzetilerek mecaz gerçekleştirilmiştir."akıp" sözcüğü,değişmece yoluyla "geçip" sözcüğünün yerini almıştır.
* "O kadar susamış ki bardağı bir dikişte bitirdi."
Sözü edilen kişi bardağı değil,içindeki suyu içmiştir."bardak" sözcüğü"su" sözcüğünün yerini almıştır.Benzerlik söz konusu değildir. İç - dış ilgisiyle mecaz gerçekleştirilmiştir.
Uyarı!
Mecazlı kullanımı ayırt etmenin bir yolu da, sözcüğün yeni kazandığı anlamın gerçekte mümkün olup olmadığına bakmaktır.Mesela yukarıdaki kullanımlarda günlerin,gerçek bir su gibi akması mümkün değildir.Su içerken bardağın "bitmesi" şöyle dursun,bir zerresinin eksilmesi bile düşünülemez.
ÖRNEKLER
*"Duygularımız içimize sığmadı, "alkış" ve "bravo" larla dışarıya döküldü.
Duygular akıcı bir maddeye benzetilmiş,"sığmamak" ve "dökülmek" sözcükleri mecazlı kullanılmıştır.
* "Bu işçi biraz daha pişmek ister." (soyut; olgunlaşmak anlamında)
*Barış umutları yeşerdi." (soyut; oluşmak anlamında)
* "Serin ama tatlı bir ilkbahar akşamıydı." (soyut; hoş anlamında)
* "Olaylara bir de bu gözle bakmalısın." (anlayış anlamında)
* "Yeni idarecimizin davranışları hamdı." (tecrübesizlik )
* "Ölçülü davranışları vardı." (seviyeli)
DİKKAT!
Mecaz anlamlılıklar sözcük,deyim,argo ve atasözü düzeylerinde görülebilir:
* "Lodos soğuğu kırdı." (sözcük düzeyinde)
* "Onun ne zamandır kırdığı ceviz kırkı aşıyordu zaten." (deyim)
* "Seni görünce kirişi kırdı tabii." (argo)
* "Ana sorunumuz bu değil." (sözcük)
* "Borsada kaybedince kafayı yedi." (argo)
* "Bu boş kafalar gelişmemizi engelliyor." (sözcük)
* "Her işte kılı kırk yarardı." (deyim)
* "Ateş düştüğü yeri yakar." (atasözü)
Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.
1. "Bildiğim kadarıyla o evine bağlı bir insandır."
Anlamı: Düzeyi:
2. "Babam:'Kalk,su getir.'dedi;kardeşim oralı olmadı."
Anlamı: Düzeyi:
3. "Bu acı olay hepimizi derinden etkiledi."
Anlamı: Düzeyi:
4. "Bakanın istifasından sonra yoğun bir koltuk kavgası başladı."
Anlamı: Düzeyi:
5. "Sizin böyle bir işte harcanmanızı istemem."
Anlamı: Düzeyi:
6. "Çocuğu çok sıkıyorlar."
Anlamı: Düzeyi:
7. "Ne diyelim, talih bizimle oynuyor."
Anlamı: Düzeyi:
8. "Hayatımda onun kadar tilki bir adam görmedim."
Anlamı: Düzeyi:
9. "Su testisi su yolunda kırılır."
Anlamı: Düzeyi:
10. "Hiçbir şeyi beğenmez;her şeye burun kıvırırdı."
Anlamı: Düzeyi:
11. "Taşıma su ile değirmen dönmez."
Anlamı: Düzeyi:
12. "Sanıyorum bu işte onun da parmağı var."
Anlamı: Düzeyi:
13. "Oturup dururken ne parlıyorsun,sana bir şey diyen mi var?"
Anlamı: Düzeyi:
14. "Ağzı süt kokan sanatçılar bile bize akıl vermek istediler."
Anlamı: Düzeyi:
15. "Biz ne dersek diyelim karşı duruyor,bildiğinden şaşmıyordu."
Anlamı: Düzeyi:
16. "Vatan borcu biter bitmez ordayım."
Anlamı: Düzeyi:
17. "Bu öğrenci diğerinden bir gömlek daha bilgili."
Anlamı: Düzeyi:
Argo Düzeyinde Mecaz: Toplumda herkesçe kullanılan dilden ayrı olarak belirli kesimlerce kullanılan ancak genel dilin içinde yer alan ve ondan türeyen özel dile argo denir.
GERÇEK ANLAM ARGO ANLAM
Çok sövmek- kalaylamak
kolayca kandırılabilen -keriz
hapishane- dam,delik,kodes,kafes
esrar- ot
öldürmek- nallamak
Mecaz (Değişmece),Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması,Düz Değişmece)
Teşbih (Benzetme),İstiare (Eğretileme / Deyim Aktarmaları),
Teşhis (Kişileştirme),İntak (Konuşturma),Kinaye (Değinmece),
Tariz (Dokundurma,İğneleme)
B) Anlama Dayalı Söz Sanatları
Hüsn-i Talil (Güzel neden bulma),Tecâhül-i Ârif (Bilip de bilmezlikten gelme ),
Tenasüp (Uygunluk), Leff ü Neşr, Mübalağa (Abartma),
Tezat (Karşıtlık),Tekrir (Yineleme),Telmih (Hatırlatma),Tevriye,
İstifham (Soru sorma),İrsâl-i Mesel, Rücû, Terdîd, İktibas,Îham.
MECAZ (DEĞİŞMECE)
Bir sözcüğün gerçek anlamlarından (temel ve yan anlamlarından) sıyrılarak,başka bir sözcüğün yerinde kullanılmasıdır. Sözcükler cümle içerisinde ya da en azından başka sözcüklerle öbekleşerek mecazlı anlam kazanır.Deyimler,mecazlı öbeklerin en tipik örnekleridir. Atasözlerinde de mecaz bolca kullanılır.
Sözcüğe mecazlı anlam yüklenmesinde iki ana yöntem vardır:
a) Benzetmelerden yararlanılarak gerçekleştirilen anlam aktarmamaları ;
bir başka deyişle "benzetme ilgisine dayalı" mecazlar (Benzetme, eğretileme,kişileştirme,kinaye,tariz,abartma)
b) Benzetme dışı ilgilerle gerçekleştirilen mecazlar (Mecaz-ı mürsel, ad aktarması) Her iki durumda da sözcüğün gerçek anlamından (temel ve yan) uzaklaşıp başka bir sözcüğün yerini alması,değişim söz konusudur.
* " Günler akıp gidiyor."
Akmak sözcüğü mecazlıdır. Günler,akıcı bir maddeye,mesela bir suya benzetilerek mecaz gerçekleştirilmiştir."akıp" sözcüğü,değişmece yoluyla "geçip" sözcüğünün yerini almıştır.
* "O kadar susamış ki bardağı bir dikişte bitirdi."
Sözü edilen kişi bardağı değil,içindeki suyu içmiştir."bardak" sözcüğü"su" sözcüğünün yerini almıştır.Benzerlik söz konusu değildir. İç - dış ilgisiyle mecaz gerçekleştirilmiştir.
Uyarı!
Mecazlı kullanımı ayırt etmenin bir yolu da, sözcüğün yeni kazandığı anlamın gerçekte mümkün olup olmadığına bakmaktır.Mesela yukarıdaki kullanımlarda günlerin,gerçek bir su gibi akması mümkün değildir.Su içerken bardağın "bitmesi" şöyle dursun,bir zerresinin eksilmesi bile düşünülemez.
ÖRNEKLER
*"Duygularımız içimize sığmadı, "alkış" ve "bravo" larla dışarıya döküldü.
Duygular akıcı bir maddeye benzetilmiş,"sığmamak" ve "dökülmek" sözcükleri mecazlı kullanılmıştır.
* "Bu işçi biraz daha pişmek ister." (soyut; olgunlaşmak anlamında)
*Barış umutları yeşerdi." (soyut; oluşmak anlamında)
* "Serin ama tatlı bir ilkbahar akşamıydı." (soyut; hoş anlamında)
* "Olaylara bir de bu gözle bakmalısın." (anlayış anlamında)
* "Yeni idarecimizin davranışları hamdı." (tecrübesizlik )
* "Ölçülü davranışları vardı." (seviyeli)
DİKKAT!
Mecaz anlamlılıklar sözcük,deyim,argo ve atasözü düzeylerinde görülebilir:
* "Lodos soğuğu kırdı." (sözcük düzeyinde)
* "Onun ne zamandır kırdığı ceviz kırkı aşıyordu zaten." (deyim)
* "Seni görünce kirişi kırdı tabii." (argo)
* "Ana sorunumuz bu değil." (sözcük)
* "Borsada kaybedince kafayı yedi." (argo)
* "Bu boş kafalar gelişmemizi engelliyor." (sözcük)
* "Her işte kılı kırk yarardı." (deyim)
* "Ateş düştüğü yeri yakar." (atasözü)
Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.
1. "Bildiğim kadarıyla o evine bağlı bir insandır."
Anlamı: Düzeyi:
2. "Babam:'Kalk,su getir.'dedi;kardeşim oralı olmadı."
Anlamı: Düzeyi:
3. "Bu acı olay hepimizi derinden etkiledi."
Anlamı: Düzeyi:
4. "Bakanın istifasından sonra yoğun bir koltuk kavgası başladı."
Anlamı: Düzeyi:
5. "Sizin böyle bir işte harcanmanızı istemem."
Anlamı: Düzeyi:
6. "Çocuğu çok sıkıyorlar."
Anlamı: Düzeyi:
7. "Ne diyelim, talih bizimle oynuyor."
Anlamı: Düzeyi:
8. "Hayatımda onun kadar tilki bir adam görmedim."
Anlamı: Düzeyi:
9. "Su testisi su yolunda kırılır."
Anlamı: Düzeyi:
10. "Hiçbir şeyi beğenmez;her şeye burun kıvırırdı."
Anlamı: Düzeyi:
11. "Taşıma su ile değirmen dönmez."
Anlamı: Düzeyi:
12. "Sanıyorum bu işte onun da parmağı var."
Anlamı: Düzeyi:
13. "Oturup dururken ne parlıyorsun,sana bir şey diyen mi var?"
Anlamı: Düzeyi:
14. "Ağzı süt kokan sanatçılar bile bize akıl vermek istediler."
Anlamı: Düzeyi:
15. "Biz ne dersek diyelim karşı duruyor,bildiğinden şaşmıyordu."
Anlamı: Düzeyi:
16. "Vatan borcu biter bitmez ordayım."
Anlamı: Düzeyi:
17. "Bu öğrenci diğerinden bir gömlek daha bilgili."
Anlamı: Düzeyi:
Argo Düzeyinde Mecaz: Toplumda herkesçe kullanılan dilden ayrı olarak belirli kesimlerce kullanılan ancak genel dilin içinde yer alan ve ondan türeyen özel dile argo denir.
GERÇEK ANLAM ARGO ANLAM
Çok sövmek- kalaylamak
kolayca kandırılabilen -keriz
hapishane- dam,delik,kodes,kafes
esrar- ot
öldürmek- nallamak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


